Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,9243
    Dolar
  • Euro
    4,6120
    Euro
  • Altın
    160,977
    Altın
  • Bist-100
    103,912
    Bist-100
  • ADANA
    13/17°
    ADANA
  • ANKARA
    6/12°
    ANKARA
  • ANTALYA
    8/18°
    ANTALYA
  • BURSA
    1/11°
    BURSA
  • ISTANBUL
    6/12°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    8/18°
    IZMIR
  • KONYA
    5/12°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
BUDO'dan sefer iptalleri
BUDO'dan sefer iptalleri
'Marsilya'yı yenecek güce sahibiz'
'Marsilya'yı yenecek güce sahibiz'
Kasımda çilek hasadı
Kasımda çilek hasadı
Beşiktaş tarihi maça çıkıyor
Beşiktaş tarihi maça çıkıyor
HABERLER>GÜNCEL-DİZİ
26 Ağustos 2017 Cumartesi - 13:53

Kent içi ağaçlandırma bilinçsizce yapılıyor

İstanbul gibi büyükşehirlerde kent içi yapılan ağaçlandırma çalışmalarının çok yanlış yapıldığı belirtildi.

Kent içi ağaçlandırma bilinçsizce yapılıyor

Ankara - Konunun uzmanı olan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği'nin gönüllü ordusunun bir neferi olan Ahmet Demirtaş, sorunların günü birlik politikalarla geçiştirildiğini, ileriye dönük ağaçlandırmaların araştırılmadan ve sorgulanmadan yapıldığını savundu. Orman Mühendisi Demirtaş'ın    bu konuda çıkan onlarca makalesinden bizim için en ilginç olanını seçtik ve yayınlamayı da uygun bulduk.

İnsanın yaşadığı yeri daha güzel bir duruma getirmek istemesi ve bu amaçla  barınaklarının yanında ve çevresinde  bitki yetiştirmesi tarih olarak çok eskilere dayanmaktadır. Belki de ağaç dikerek yaşamı kolaylaştırmak, güzelleştirmek ve değiştirmek uygarlaşmanın bir boyutudur. Eski Mısır,   Babil, Roma, Çin, Yunan tarihi araştırmalarına baktığımızda, bu uygulamanın sayısız örnekleri ile karşılaşırız. Eski  Mısır’ da ev, gölge veren ağaçların altına gizleniyordu(Dzionara, 2003) Günümüzden üç bin beş yüz yıl önce Çin’ de bahçelerin düzenlediği bilinmektedir. Bu düzenlemelerde” bahçe donanımı için yedi şeyin uyumlu olması koşulu aranıyordu: toprak, gökyüzü, taşlar, su, binalar, yollar, bitkiler.”(Beuchert, 2003) Antik yunan’ da  meşe ağacı Zeus, defne ağcı Apollon, zeytin ağacı Athena, mersin ağacı Aphrodite ile ilişkilendirilirdi.”5. yüzyılda Atinalı devlet adamı Kimon, Atina’ daki agoraya çınar ağaçlarının dikilmesini sağlamıştı.” ”Bu önlem sayesinde Yunan kentinin ana toplantı yeri için gölgeli bir çevre yaratılmıştır.”(Carrol-Spillecke, 2003) Romalıların bahçe ve parklara önem verdiği, bu iş için çok para harcayıp özen gösterdikleri bilinmektedir. “  ayrıca evlerinden ve villalarından olabildiğince güzel bir “yabani” doğa manzarasının görünmesini de önemsiyorlardı”(Meier, 2993) Bu bahçeleri oluştururken mersin, çınar, zakkum, şimşir gibi ağaçlarla zeytin, incir,   limon, ceviz gibi meyve ağaçlarını dikmişlerdir. (Duruma göre bahçelerde gölgeli ve çok yerde de meyve veren ağaçlar vardı. Çınarların yanı sıra bunlar limon, incir, ceviz ve zeytin ağaçlarıydı.”( Meier, 2003) Daha Buna benzer pek çok örnek saymak olanaklıdır.

Binlerce yıllık geçmişi olan ve bir uygarlık göstergesi sayılan; park ve bahçe oluşturma, cadde, sokak, bulvar ağaçlandırması yapma, yeşil kuşak vb uygulamalar ;konusunda ne durumdayız?. Hemen belirtelim ki durum   iç açıcı değil. Kasaba ve kentlerimizi hatta yurdumuzu yönetenlerden; planlama, planlı kentleşme gibi sözleri hiç duymaz olduk. Neredeyse bu kavramlar unutturdu. Böyle olunca kentlerimizin 20 yıl sonrasını, 50 yıl sonrasını ne duruma geleceği planlanmıyor ve düşünülmüyor. Bu bağlamda 50 yıl sonrasının gereksinmelerini karşılayacak park yapılması, cadde ve sokak ağaçlandırması yapılması, ormanlaştırma çalışmasının yapılmadığını görüyoruz. Yapılmaya çalışılanlar ise nicelik ve nitelik olarak yetersiz, isabetsiz ve bu günün gereksinmelerini bile karşılamaktan uzaktır. Bu yetersizliği anlamak için 60-70 yıl önce kasaba ve kentlerimizde yapılmış olan “Millet Bahçeleri”, “parklar” ile günümüzde yapılanları karşılaştırmak gerekir. Kasaba ve kentlerin o günkü nüfusları ve yapılanlar ile bu günkü nüfusları ve yapılanlar  karşılaştırılırsa durum daha net anlaşılabilir. Örneğin: 30.000 nüfuslu bir kentte yapılmış bir parkın ölçüleri, bu gün nüfusu 300.000  olan kentlerde yapılanlardan daha büyük ve niteliklidir. Bu durumu ; planlamanın(ağaçlandırma planının), planlı kentleşmenin terkedilmiş olması ve ağaçlandırmada amacın/amaçların belirlenmemiş olması ile açıklayabiliriz.

Dikimde büyük hatalar yapıyoruz

Dikimlerde özen gösterilmesi gereken ve belirleyici olan bir konudur tür seçimi. Bu seçimi doğru yapılması durumunda başarılı olunacak, amaçlar gerçekleşecek, yanlış seçilmesi durumunda ise başarısızlık ve savurganlık durumu yaşanacaktır. Bu yüzden çok yönlü araştırma ve değerlendirme yapılmalıdır.Tür seçiminde göz önünde bulundurulacak koşulları şöylece sıralayabiliriz.

1) - Dikilecek yerin toprak yapısı, bakısı, deniz düzeyinden yüksekliği ve denize uzaklığı

2) - Dikilecek yerin genişliği

3) -  Binaların özellikleri, trafik durumu, yararlanıcıların istem ve önerileri

4) - Rüzgar yönü ve şiddeti

5) -  Var olan ağaçların durumu, hava kirliliği ve gürültü

Bu özellikler belirlendikten sonra yerleşim yerinin tümünü kapsayacak ağaçlandırma planı hazırlanmalıdır. Önlemlerin alınması, hazırlıkların yapılabilmesi, çalışmalar sonucunda uyumsuzlukların giderilmesi için planlama zorunlu bir aşamadır. Ne yazık ki uygulamada bu sayılanların çoğu yerine getirilmemektedir.

Her işin başı sayılan planlama yapılmadığı gibi, seçilen türün ekolojik koşullara uygunluğu, var olan ağaç ve yapılarla uyumlu olması gibi özelliklere dikkat edilmemektedir. Öyle ki; dar bir sokağa çınar dikilmekte, başarısız olunca ertesi yıl gürgen, daha sonra ıhlamur ve at kestanesi dikilebilmektedir. Bu uygulama konuya yeterli özenin gösterilmediğini, günübirlik ve keyfi kararlarla çalışma yapıldığını kanıtlamaktadır. Böylelikle, beklenen işlevi getirmek bir yana çirkinlik yaratılmakta, savurganlık yapılmaktadır. 

Neden ağaç dikeriz?

Yaşadığımız mekanlarda dikilen ağaçların bir çok işlevi vardır. Bunlar;

Biçim,Yaprak, çiçek gibi özellikleri ile güzel görünmeleri.

Fotosentez yaparken havadan Co2 alıp dışarıya O2 vermeleri. sonucu havanın temizlenmesi yanında küresel ısınmayı azaltıcı etkisi.

Havaya su buharı vermeleri ile hava kalitesini artırma ve sıcaklığı düzenleme etkisi.

Gürültüyü azaltma etkisi.

Gölge yaparak güneş ışınlarından koruma etkisi

Böcek ve kuş türleri için yaşama ortamı oluşturma etkisi

Yer altı sularının düzenlenmesi etkisi

Küçük bir uyarı: b) maddesinde açıklanan, fotosentez sonucu havaya O2 verme ve havayı temizleme etkisi çoğu zaman abartılmaktadır. Ağaçlar, yaprak ve sürgünlerinde bulunan tüy ve salgılarla havadaki zararlı parçacıkları tutmaktadır, ancak bu belirli bir oranda olabilmektedir. Havadaki kirliliğin arttığı kış aylarında, ağaçlar fotosentez yapmazlar. Bu dönemde O2  vermedikleri gibi az da olsa O2 gereksinmeleri vardır. O nedenle kışın bu işlevlerini yerine getiremediklerini anımsamakta yarar var.

Botanik bahçeleri talan edildi

Kentlerin yeşillendirilmesi,  park ve sokak ağaçlandırması çoğu zaman göze hitap etme açısından    ilgililer tarafından yeğlenen durum olagelmiştir. 2003 yılından sonra Orman Genel Müdürlüğü(OGM) tarafından “Kent Ormanı “ uygulaması yaygınlaştırılmıştır. Gerçek işlevleri göz ardı edilerek, hukuksal çerçevesi oluşturulmadan, kentlere 50 km. ye kadar uzaklıkta olan ormanların mesire yeri gibi kullanılmasını hedefleyen bir uygulamaya dönüşmüştür. Kimi yerlerde ise özelleştirme aracı olmuştur. Asıl yapılması gereken, gelecekte pek çok yararı görülecek olan ise botanik parklarıdır. İstanbul Süleymaniye Botanik Bahçesi  gibi birkaç örneği bulunan ve toplum kesimlerince yeterince bilinmeyen bir kavramdır. Bu konuyu,  belediyelerin kamu hizmeti olarak öncelikleri arasına almaları gerekmektedir. Botanik parkı: yerli ve yabancı bitki türlerinin(odunsu ve otsu) yetiştirildiği canlı müze veya canlı bitki koleksiyonu olarak tanımlanabilir. Kent yakınlarında oluşturulacak bu yerlerin güzellik, oksijen üretme, yaşam ortamı oluşturma, vb. işlevleri kenti olumlu yönde etkileyecektir. Kentte yaşayanların kolaylıkla ve ucuz ulaşabilmesi için toplu taşıma olanaklarının artırılması, ziyaretçilerin gezme, dinlenme, inceleme, öğrenme gereksinmelerini karşılayacak önlemler de alınmalıdır. Bu sayede bitkiler, ağaçlar ve doğa konusunda insanların eğitimi yapılırken  bilimsel araştırmalara katkı sağlanmış olur. Botanik bahçesi ve benzeri yerlerin kurulması için koşullar ve olanaklar vardır. Tek eksik yapma iradesidir.   Temiz ve yaşanabilir bir çevrenin oluşturulması ve korunması için böylesi uzun erimli  çalışmalara önem verilmelidir. Meslek odaları, demokratik kitle örgütleri ve yurttaşlar olarak  ilgili belediyelerden talepte bulunmalıyız. Yüzyıllar önce botanik bahçesi kurmuş olan Avrupa ülkelerinin buralara çok sayıda turist çektiği bilinmektedir.

Yerli fidanlarımızı

KURUTUYORUZ

Ankara ve İstanbul’  da,  son yıllarda yurt dışından getirilen on binlerce at kestanesi, Akçaağaç, çınar, gürgen,    ıhlamur, leylandi servi, top akasya, süs kirazı vb.  fidanı her yere dikilmiştir. Dikim sonuçlarının başarısız olduğu açıkça görülmesine karşın, yanlış uygulama inatla sürdürülmektedir. Üstelik gördüğü her iğne yapraklı ağaca çam diyecek kadar konunun uzağında, yapılan yanlışlığın boyutlarının ayırdında   olmayanlar karar verici olarak görev üstlenmişlerdir. Kimi    fidanların bedelinin iki asgari ücret tutarında olması dışarıya akan döviz tutarını milyon dolarlar ulaştırmıştır   Düşündürücü olan başka bir durum’ da, bu yanlış uygulamanın bir çok kent ve kasabaya sıçramış olması. Sorup soruşturmadan, araştırmadan, başarısı sınanmadan, geleceği bilinmeden taklitçi bir anlayışla yaygınlaşması kaygı vericidir. Geçmişte Avrupalıların Osmanlıda görerek götürdükleri at kestanesini; fidan olarak alıyor duruma gelmiş olmak ibretlik bir durum olsa gerek. Bu tür ağaçların yurdumuzda doğal olarak yetişiyor olmasına karşın yurtdışından getirilmesinin pek çok sakıncası vardır. Bu politikayla; Yerli fidancılığımız baltalanmakta, işsizliğin ulaşmış olduğu oranları daha da artırmakta, ekolojik koşullara uygun olmadığından kuruma oranı yüksek olmakta, böcek ve mantar hastalıklarının taşınmasına yol açmakta, genetik kirlilik yaratmakta, döviz dışarı çıkmakta ve          savurganlığa yol açılmaktadır.

 
Niğde sağlıkta Türkiye birincisi
 
PAÜ Rektörü tanık olarak ifade verdi
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ağaçlarımızı kurutan böcekleri ithal ettik
Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği'nin fahri gönüllü ...
Yaz gribine yakalanmayın!
Sıcak yaz günlerinde "Bana bir şey olmaz" diyenleri 'yaz gribi' pusuda bekliyor.
Metronun üstüne ağaç dikilir mi!
Ankara Metrosu'nun üzerine ağaç diktiler. yapmayın. Bu ağaçlar burada ...
 
İthal ağaçlar getirip doğalları kuruttular!
Şu an Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bulunduğu yer Orman Genel Müdürlüğü’nün ...
Tuzağa düşmeyin
Beslenmede küçük düzenlemeler yaparak tatilden suçlu dönmeyin.
Mafya Malaklı peşinde!
Türkiye bir garip ülke oldu. Milli değerlerimizi bir bir yabancılara satarken, ...
 
Zamanı durdurun
Erken yaşlanmak şüphesiz ki herkesin korkulu rüyalarından biridir. Ama ...
Görmezden gelmeyin!
Hayvanlar dünyanın en masum canlıları…Üşürler, aç kalırlar, şiddet görürler ...
Efes'e ilgi gösterilmeli
İzmir'in Selçuk İlçesi'ndeki medeniyetlerin beşiği Efes Antik Kenti, son ...
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Cahit AKMAN
Cahit AKMAN
İttifak ve itilaf siyaseti
Özgür GÜVENÇ
Özgür GÜVENÇ
Teknoloji Bağımlılığı
Harika ÖREN
Harika ÖREN
İstikbal Göklededir!
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Sahte kartla umre
M. Yahya EFE
M. Yahya EFE
Mazlum Nusret Kılıçkıran
M. Arif DEMİRER
M. Arif DEMİRER
NATO’nun KRONOLOJİSİ
Murat POLAT
Murat POLAT
Belediye Başkanı Mustafa Tuna’nın dikkatine!
Güran TATLIOĞLU
Güran TATLIOĞLU
Arjantin’de son tango
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva