Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,8740
    Dolar
  • Euro
    4,5735
    Euro
  • Altın
    161,219
    Altın
  • Bist-100
    106,239
    Bist-100
  • ADANA
    11/26°
    ADANA
  • ANKARA
    2/16°
    ANKARA
  • ANTALYA
    7/25°
    ANTALYA
  • BURSA
    6/14°
    BURSA
  • ISTANBUL
    13/17°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    10/22°
    IZMIR
  • KONYA
    1/15°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Mugabe süre istedi
Mugabe süre istedi
Çalışan annelere müjde
Çalışan annelere müjde
Adana'da ByLock operasyonu
Adana'da ByLock operasyonu
BM'de Myanmar kararı
BM'de Myanmar kararı
HABERLER>GÜNCEL-DİZİ
21 Eylül 2017 Perşembe - 11:48

Doruklarda gizlenen medeniyet Peru

Bir önceki hayatınızda nerede yaşadınız? Peru... Valla sizi bilmem ama ben böyle inanıyorum.

Doruklarda gizlenen medeniyet Peru

ANKARA?- Peru Tanıtım Ofisinin inceleme gezisi teklifi gelince tereddütsüz kabul ettim. Üstelik yanımda Türkiye'nin en iyi yazarlarından Yazgülü Aldoğan (Posta Gazetesi) ve Gila Benmayor'da (Hürriyet Gazetesi) var. Bu üçlü Paris üzerinden 13 saatlik bir yolculukla Başkent Lima'ya ulaşıyoruz. Aylardan Ağustos ancak Peru'da mevsimlerden kış. Saat farkı 8. Gece gündüze, yaz kışa karışıyor. Bir de 4 bin 800 metrelere tırmanacağımızı düşününce bedenimin uğrayacağı dumuru hayal edemiyorum.

Başkent 10 milyon nüfuslu Lima, çölün üzerine kurulmuş yeni sayılabilecek bir şehir. Peru medeniyetleri savunma amaçlı olarak hep dağlara kurmuşlar şehirlerini. İspanyollar ülkeyi ele geçirince deniz kenarına indirmiş Başkenti. Amaç denizden ulaşımı kolay hale getirip el koydukları Maden ve diğer ganimetleri İspanya'ya taşımak. Şehre iner inmez otel yolunda aracımız bir heykelin önünde duruyor. Neden durduk diye bakınırken Atatürk'ü karşımızda görüyoruz.

Duygulanıyoruz. Peru'da Atatürk'e sevgisini anlatıyor rehberimiz. Kısa bir saygı duruşu ve fotoğraf çekiminden sonra otelimize varıyoruz.

Peru tarihi eski elbet. Ancak kayıtlı ve kalıntıları bilinen en eski medeniyet, M.Ö. 800 ile M.Ö. 300 yıllarına kadar var olmuş olan Chavín de Huántar. Daha sonra Andisler, yani And dağlarında yaşayan yerli halk tüm ülkeye hakim oluyor. Dilleri Aymara. Andislerin ardından Orta Asya'dan gelip, Bering boğazından geçerek buralara kadar inan İncalar bölgeye egemen olmuşlar. Onların dilleri de Quechua. Türkçe gibi Ural Altay dil yapısına sahip. Halen de halkın büyük bir bölümü Quechua dili konuşuyor. Buraya her hakim olan ırk bir önceki ırka soykırım uygulamış. Peki son soykırımcılar kimler? İspanyollar. Kıta'ya 1526'da gelmişler ama bölgeye gelişleri 1532. Gelenlerin çoğu Endülüs kökenli, yani İberia yarım adasında 775 sene Arap kültürü altında yaşamış olan İspanyollar. Onlar da Hıristiyan-Katolikler ve İspanyolca konuşuyorlar ancak örf, adet, gelenek, görenek ve mimarisi ile Arap kültürü etkisi altındalar. İspanyollar burada Hibrit-Barok tarzı yerli figürlerle karışık bir mimari uyguluyorlar. Kolonyal mimari ise burada bir üst perde mimari sayılıyor. Peru hatta bütün Güney Amerika'da İspanyollar zorla, kanunlarla birkaç senede yöre halkının dinlerini, dillerini, mimarilerini değiştirmişler. Yerel mimariyle bezenmiş, devasa kiliseler, katedraller inşa edip halkı kandırmak için koyu tenli İSA heykelleri bile yapmışlar. Şaman olan Maya ve İnkaları, Katolik Hristiyanlara devşirmişler. Kabul etmeyenleri tek tek işkenceden, kılıçtan geçirmişler. Bu konuda en çarpıcı örnek Jamaika; İspanyollara isyan eden gerçek Jamaikalılardan bu güne bir tek canlı bile kalmadığını, istisnasız çoluk, çocuk, genç, yaşlı ve bebek yüzde 100'ünün kılıçtan geçirildiğini, yerlerine Afrika'dan köleler getirildiğini belirtelim.

Peru'da nüfus 32 milyon. Coğrafyanın insanları kısa boylu, tıknaz. Bunu yaşadıkları 4 bin metrelerdeki oksijen yetersizliğine bağlıyorlar. Eğer "melez" değiller ise bölge insanlarının saçları asla beyazlamıyor, dökülmüyor. Erkeklerin hemen hiç birinde sakal, bıyık yok. Çıkmıyor. Dişler ise 70 yaşında bile sapasağlam ve bembeyaz. İlk bakışta yerel kıyafetli kadın ve erkeklerin şapkaları dikkati çekiyor. Bu kültür İspanyolların bölgeyi terk etmesi ile başlamış. Peru yerlisi, örneğini gördükleri Batılı kadının kıyafetlerine özenerek şapka takmaya başlamış. Her birinin bir anlamı var. Şapkalara bakarak takanların hangi bölgenin insanı olduğunu, evli mi bekar mı olduğunu anlıyorlar. Bu arada Türk olduğumuzu duyan Perulular bize izledikleri Türk dizilerinin sonunu soruyor. Yine bu diziler sayesinde bizim Araplardan farklı kültüre, farklı dil ve alfabeye sahip olduğumuzu öğreniyorlar. Bu bile yetiyor bana.

Ekonomi; turizm, madencilik, balıkçılık ve tarım ile dönüyor. Et yemekleri bizim ağız tadımıza uygun, Ancak balıklar okyanus balığı olduğu için bizim ağız tadımıza uygun olmayabiliyor. En iyi içkileri ise Pisco Sour. Limonlu Rom gibi bir şey. İçimi çok hoş.

Peru'ya özgü birkaç ilgimi çeken nokta; Mesela ekmek yemiyorlar. Çünkü toprak ve dağlar buğday ekimine uygun değil. Ancak burada Patates ve Mısır ekmeğin yerini tutuyor. 8 çeşit Mısır denedim. Siyahından mavisine kadar.

Peru'da hemen tüm evler sıvasız, boyasız, çatıları tamamlanmamış durumda. Çünkü halk vergi ödememek için yaptıkları evleri bitirmiyor.

Peru yerlilerinde öpüşmek koklaşmak yok. Bunun yerine birbirlerine Coca yaprağı veriyorlar. Erkekler örgü örüyor.

Peru'da sokak köpekleri cins. Hepsi İspanyolların getirip geri dönerken sokağa terk ettikleri cins köpekler. Peru'ya ait bir tek "kel" tüysüz bir köpek var, o kadar.

Machu Picchu;

Bu gezideki en can alıcı ören yeri Machu Pichu. Ulaşım için Lüks, yemekli trenimize biniyoruz. Muhteşem manzara eşliğinde 2 saate yakın yol alıyoruz. Rehberimiz tarafından bize yapılan uyarılar şöyle; 400'ün üzerinde merdiven çıkacağız, lütfen ağır çekim filmlerdeki gibi hareket edin. Coca yaprağı çiğneyin, yükseklik hapınız varsa kullanın, bol Mate Çayı için, yanınızdan suyu eksik etmeyin ve sineklere dikkat edin. Ya kapanın ya fısfıslı sinek kovucu sürün. Gerçekten de sinekler öyle böyle değil. Her bir ısırığı acıtıyor, kanatıyor. Zaten gezginseniz Peru'ya veya Egzotik ülkelere giderken Seyahat Sağlığı Merkezlerine uğrayıp gezgin aşılarını yaptırmakta fayda var.

Machu Pichu'nun kuruluşu Fatih Sultan Mehmet in İstanbul'u fethettiği senelere tekabül eder. O dönem başkent Cusco. Machu Pichu, Kralın yazlık sarayı olarak inşaa edilmiş. Ancak o dönemde burada at yok, eşek yok, top, tüfek yok, tekerlek bile yok. Bu kadar taşı dağın bu yakasına nasıl taşımışlar hayret ediyoruz.           

(devam edecek)

Cem POLATOĞLU

 
Adana’da sanat ateşi yanacak
 
KDV indirimi kalıcı olmalı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Romatizma yaşlılık hastalığı değildir
Romatizmayı hep yaşlıların hastalığı olarak biliriz ama durum hiç de öyle ...
Cehalet her yere hakim oldu
Şimdilerin ulusalcısı, sözde gazeteci Hurufilikle FETÖ’cülüğü birbirine karıştırdı...
Ödül ve ceza
Büyüme çağındaki çocukların zaman zaman sergilediği istenmeyen davranışların ...
 
Masa başında hasta olmayın!
Son yıllarda masa başı çalışanların sayısı arttıkça, bel, boyun ve sırt ...
Yalnızlık çok tehlikeli
180 bin kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, yalnızlık sağlığa son ...
Sağlıklı dişler, mutlu gülüşler
Güzel ve sağlıklı dişler için, ağız ve diş bakımını düzenli yapmak, koruyucu ...
 
Migren başa bela
Migren hastaların günlük yaşantısını kısıtlar, hayatını adeta kabusa çevirir
Her derde deva niyetine
Bitkiler İnsan sağlığı için çok önemli ve hastalıklara şifa bulma noktasında ...
Önce dinlendir sonra da ye!
Uzmanlar uyarıyor: “Kurban eti kesildikten hemen sonra tüketilmemelidir. ...
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Namık Kemal ZEYBEK
Namık Kemal ZEYBEK
Tanrının Kapısını Çalan Bilim-2
Özgür GÜVENÇ
Özgür GÜVENÇ
Değişime direnme
Elveda TANIK
Elveda TANIK
Sırbistan’dan et ithal etmek...
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Merkez sağ neresidir?
Murat POLAT
Murat POLAT
Ak Parti Grup Toplantısı’nda neler oldu?
Osman BAŞ
Osman BAŞ
“Molla Penah Vagif” Milli Kütüphane’de anıldı
Barışcan İĞREK
Barışcan İĞREK
Dingonun ahırı değil burası
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva