Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,8740
    Dolar
  • Euro
    4,5735
    Euro
  • Altın
    161,219
    Altın
  • Bist-100
    106,239
    Bist-100
  • ADANA
    11/26°
    ADANA
  • ANKARA
    2/16°
    ANKARA
  • ANTALYA
    7/25°
    ANTALYA
  • BURSA
    6/14°
    BURSA
  • ISTANBUL
    13/17°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    10/22°
    IZMIR
  • KONYA
    1/15°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Mugabe süre istedi
Mugabe süre istedi
Çalışan annelere müjde
Çalışan annelere müjde
Adana'da ByLock operasyonu
Adana'da ByLock operasyonu
BM'de Myanmar kararı
BM'de Myanmar kararı
HABERLER>GÜNCEL-DİZİ
13 Eylül 2017 Çarşamba - 13:36

Cehalet her yere hakim oldu

Şimdilerin ulusalcısı, sözde gazeteci Hurufilikle FETÖ’cülüğü birbirine karıştırdı...

Cehalet her yere hakim oldu

ANKARA - Azerbaycan’da 1340’lı yılların başında doğduğu sanılan Şihabüddin Fazlullah’ın fikirleriyle hayat bulan, insanı konuşan Tanrı ‘Kelamullah-ı Natık)’ olarak gören; dünyanın, ahiretin kısacası herşeyin temelinin insan olduğunu söyleyen Hurifilik ile hırsız, emperyalist uşağı, insanlık düşmanı olan Fettullahcıları eş tutarak kendi cahilliğine yakışır yorumlar yaptı.

Orta Asya’da başlayıp Andaolu ve Balkanlar’da sürdürülen inanç mücadelesini ve bu inancın temsilcilerinin Fatih Sultan Mehmet döneminde katledilmesini kutsayıp bu inanç hareketini, “Feto” hareketiyle özdeşleştirdi. Ağzından salyasını akıtarak zehrini kustu. Devleti korumak adına yüzüne taktığı vatanseverlik maskesiyle Alevilere de saldırmış oldu. Çünkü Hurifilikte savunulan düşünceler tarih boyunca Aleviler tarafından savunulmuştu.

Yalaka gazetecinin örümceklenmiş beynindeki Alevilere düşmanlık kalıntılarını anlamak için geçmişe dönüp Fatih Sultan Mehmet’in tahta gelişine bir bakalım.

1451 yılında iktidara gelen II.Mehmet katliamlarına henüz süt emen kardeşi Ahmet’i boğdurak başlamıştı. İstanbul’un alınmasında büyük rol oynayan Türk kökenli veziri Çandarlı Halil Paşa’yı öldürerek katliamına devam etmişti. Oysa, İstanbul’un alınışın arifesinde 29 Mayıs günü karadan ve denizden yapılan saldırılarla birlikte önce dervişler (Alevi- Bektaşi, Hurufi ) kafirlerle savaşmışlar bunların büyük bir kısmı Bizans topçularının ateşiyle öldürülmüşlerdi.

İstanbul’un alınmasını yöneten ve Türk olan Çandarlı Halil Paşa Konstantin ile işbirliği içinde olduğu öne sürülerek tutuklanarak Edirne zindanlarına atılmıştı. Daha sonra Yeniçeri Ağası Doğan Bey’le birlikte öldürüldü. Çandarlı Halil Paşa’nın malına mülküne Fatih el koydu. Çandarlı Halil Paşa’nın yerine Yunanlı bir kadının oğlu olan Sırbistanlı Mahmut Paşa, vezir-î azam seçildi.

Devletin güvenliği için padişaha fikirlerini sunan ve yanlış olduğunu düşündüğü yerlerde uyarılarda bulunan ve halk arasında büyük bir saygınlığa sahip olan Çandarlı Halil Paşa’ yı ve diğer tecrübeli Türkleri öldüren ve saraydan kovan Fatih, etrafında kendisine yalakalık eden Türk dışı unsurları toplamıştı. Osmanlı Devletinin yönetiminden Türkler, uzaklaştırılınca, Türklerin sosyal ve ekonomik durumlarını değerlendirebilen, gerektiğinde padişahı bu doğrultuda uyarabilen, iş bilir cesaretli devlet adamlarının yerine, Türk dışı ‘evet efendimci’ yöneticiler egemen olmaya başlamışlardı. Artık, Rum Zağanos Paşa ve Rum Mehmet Paşa ve kaptan paşalığa getirilen Yunanlı Yunus Osmanlının iplerini ellerine almıştı.

Osmanlılar, Karamanlıların egemen olduğu bölgeler üzerine seferler düzenleyerek zulüm ve katliamlar yapıyor, Fatih Sultan Mehmet, Konya’yı aldığında, esir alınan tüm Karamanlıların öldürülmesi emrini veriyordu.

Fatih Sultan Mehmet, Hıristiyanlıktan Müslümanlığa geçen Rum Mehmet Paşa’ya: “Var,

Karamanoğlu’nu o memleketten sür, çıkar” demişti. Lârende’ye (Karaman) gelen Rum Mehmet Paşa, mescitleri ve medreseleri yakıp, yıkıp, yok etmiş: kentin kadınlarını ve oğlanlarını soydurup, çıplak bırakmıştı.

Konya’nın, Aksaray’ın ve Karaman’ın halkından pek çok insanı İstanbul’a zorla sürgüne gönderilmiş, İstanbul’daki Aksaray semti bu bölgeden gelen insanlar tarafından kurulmuştur.

Konya ve Karaman civarlarında taş üstünde taş bırakmayan Rum Mehmet Paşa, Fatih’in Yunanistan’ı almasını kastederek, Yunanistan’da Osmanlı ordusunun Yunanlılara yaptığı uygulamaların aynısını kendisinin de Larende’de yaptığını, bu şekilde Yunanistan’da yapılan hasarın intikamını aldığını söyleyecek kadar kendine güvenebiliyordu.

Türklüğe karşı beslediği kini katliamlarıyla gösteren Fatih Sultan Mehmet’in kana doymamış oğullarından Şehzâde Mustafa’yı da boğdurarak öldürmüştü.

Fatih Sultan Mehmet Zeynî Tarikatı’nın Türkiye?ye girmesini sağlamış, Nakşîbendî Tarikatı da, Fatih Sultan Mehmet döneminde Türkler arasına yerleşmişti. Fatih Sultan Mehmet yenilikçi bir padişah gibi görünse de pozitif bilimlere ve güzel sanatlara karşı olan Zeynî ve Nakşîbendî şeyhleri ile olan ilişkileri dikkat çekiciydi.

Fatih Sultan Mehmet, Sünni inanış karşıtı olan düşüncelere ve inanışlara karşı acımasız bir tavır sergilemiş, namazı terk edenler için dayak ya da para cezası verilmesi için fermanlar yayınlamıştır. Fatih Sultan Mehmet Türklerin Orta Asya gelenekleri doğrultusunda sürdürdüğü Nevruz kutlamalarını yasaklamış, Türk halkının Kerbela şehitlerini andığı gün olan “Matem-i Hüseyin”i yasaklaması da dikkate değer bir uygulamalardandı.

Fatih Sultan Mehmed; Hurufilerin, sayıların ve harflerin cazibesiyle hükümdarı bile etkileyerek, saraya sızmak ve devlet işlerine müdahale ettikleri iddiasıyla Vezir Mahmud Paşa ve din âlimlerinden (!) Fahreddin-i Acemi'den ‘kâfir oldukları’ gerekçesiyle Hurufiler'in canlarının alınması için fetva çıkarttı.

Edirne’de büyük ve birkaç bin kişiyi içine alabilecek büyük bir çukur kazdırıp ateş yaktıktan sonra göge yükselen alevlerin için binlerce kişiyi atarak yaktılar Fahreddin-i Acemi’nin tekbir getiriyor askerler, elleri kolları bağlı binlerce kişiyi ateşe atıyordu. Binlerce Alevi- Bektaşi- Hurufi diri diri ateşte kavruluyordu. Genzi yakan yanık et kokusu ve duman saatler boyu devam etmişti. Yakılanların suçları Alevi- Bektaşi –Hurufi olmaktı. İnsan “Konuşan Kur’an”dır (Kur’an-ı Natık) diyenleri yok ettiklerini sanıyorlardı.

Aleviliğin piri Balım Sultan Hurûfî inançlarını şöyle ifâde eder.

İstivayı gözler gözüm

Seb’a’l-mesânîdir yüzüm

Ene’l-Hakk’ı söyler sözüm

Mi’racımız dardır bizim

Haber aldık muhkemâttan

Geçmeyiz zat û sıfattan

Balım nihân söyler Hak’tan

İrşadımız sırdır bizim

Alevi ozan Pir Sultan Abdal ise Hurufiliğini, şöyle belirtir.;

Benim uzun boylu servi çınarım

Yüreğime bir od düştü yanarım

Kıblem sensin yüzüm sana dönerim

Mihrabımdır kaşlarının arası’

Hurufiliğin 1394'te de Fazlullah'ın kafası kesilmiş, derisini yüzüldükten sonra cesedini ip

bağlatarak pazarda dolaştırdı, etini köpeklere yedirildikten sonra vücudundan kalan parçalar bütün

ateşe atılarak yakılmıştı.

Sen bunu bliyor musun yalaka ?.

Hurufîliğin halifelerinden Nesimî de, derisi yüzülerek öldürülmüştür. O da der ki;

Gah çıkarım gökyüzüne

Seyrederim alemi

Gah inerim yeryüzüne

Alem seyreder beni

Ulusal Kanal’da ele geçirdiğin köşende; zaman zaman cehaletini, kim bilir Aleviliğe olan kinini kusuyorsun. 

Aleviler geçmişte ve günümüzde asla vatan haini olmamışlardır. Senin geçmişteki bir olayı örneklendirerek Hurufileri Feto benzeri olarak nitelendirmen senin soysuzluğunun bir göstergesidir.

Müslüm ULUSOY

 
Umutlar BM’de
 
Kırşehir'de pancar alımı başladı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ödül ve ceza
Büyüme çağındaki çocukların zaman zaman sergilediği istenmeyen davranışların ...
Masa başında hasta olmayın!
Son yıllarda masa başı çalışanların sayısı arttıkça, bel, boyun ve sırt ...
Yalnızlık çok tehlikeli
180 bin kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, yalnızlık sağlığa son ...
 
Sağlıklı dişler, mutlu gülüşler
Güzel ve sağlıklı dişler için, ağız ve diş bakımını düzenli yapmak, koruyucu ...
Migren başa bela
Migren hastaların günlük yaşantısını kısıtlar, hayatını adeta kabusa çevirir
Her derde deva niyetine
Bitkiler İnsan sağlığı için çok önemli ve hastalıklara şifa bulma noktasında ...
 
Önce dinlendir sonra da ye!
Uzmanlar uyarıyor: “Kurban eti kesildikten hemen sonra tüketilmemelidir. ...
Bağımlısı olmayın
Çağımızın en güçlü kitle iletişim kaynaklarından biri olan bilgisayarlar ...
Onlar açken biz tok yatamayız
Bir yanda yiyecek israfının hesabı tutulamazken diğer yanda açlık giderek ...
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Namık Kemal ZEYBEK
Namık Kemal ZEYBEK
Tanrının Kapısını Çalan Bilim-2
Özgür GÜVENÇ
Özgür GÜVENÇ
Değişime direnme
Elveda TANIK
Elveda TANIK
Sırbistan’dan et ithal etmek...
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Merkez sağ neresidir?
Murat POLAT
Murat POLAT
Ak Parti Grup Toplantısı’nda neler oldu?
Osman BAŞ
Osman BAŞ
“Molla Penah Vagif” Milli Kütüphane’de anıldı
Barışcan İĞREK
Barışcan İĞREK
Dingonun ahırı değil burası
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva