Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,5224
    Dolar
  • Euro
    4,1480
    Euro
  • Altın
    145,424
    Altın
  • Bist-100
    107,202
    Bist-100
  • ADANA
    25/31°
    ADANA
  • ANKARA
    17/31°
    ANKARA
  • ANTALYA
    23/32°
    ANTALYA
  • BURSA
    16/28°
    BURSA
  • ISTANBUL
    22/29°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    25/37°
    IZMIR
  • KONYA
    21/31°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Yüz binlerce balık telef oldu
Yüz binlerce balık telef oldu
CHP'ye haciz şoku
CHP'ye haciz şoku
Alperen’in anaokulu süresiz kapatıldı
Alperen’in anaokulu süresiz kapatıldı
Selimiye Kışlası restore edilecek
Selimiye Kışlası restore edilecek
HABERLER>GÜNCEL-DİZİ
9 Ocak 2017 Pazartesi - 13:52

2050 mi? Yoksa 2023 mü? (3)

Siyonist lobiler, süper güç ABD üzerinden hem dünya ekonomisini hem de batı blokunu yönlendiriyor.

2050 mi? Yoksa 2023 mü? (3)

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

Orta Doğu’nun alan ve nüfus olarak en küçük devleti olan İsrail’in kontrolü altındaki Siyonist lobiler ise küresel sermayenin patronları olarak, süper güç ABD üzerinden hem dünya ekonomisini hem de batı blokunu yönlendirmektedirler. Siyonizm kutsal topraklar ve Siyon tepesi üzerinden bir büyük dünya hegemonyasını hedeflemiş olduğu için, bunlar üzerinden ABD ve batı ülkeleri hem Türkiye’ye hem de Orta Doğu ülkelerine İsrail’in istekleri ve çıkarları doğrultusunda büyük baskılar uygulamakta ve bu nedenle de merkezi coğrafya bir sıcak çatışma ve savaş alanı olmaktan kurtulamamaktadır. Filistin’i haksız olarak işgal eden, milyonlarca Filistinliyi göçe zorlayan, bölgedeki bütün Arap ve Müslüman ülkeler ile yarım yüzyılı aşkın bir süredir sürekli olarak savaşan İsrail’in, yeni aşamada Suriye üzerinden İran’ı hedef tahtasına oturtan politikalarına Türkiye’yi alet etmeğe çalıştığı son zamanlardaki gelişmeler ile açıkça ortaya çıkmıştır. Bölgedeki büyük devletler ile sürekli savaş halinde olan İsrail sürekli bir güvenlik arayışı içine girdiği için Amerikan ordusu Orta Doğu’ya getirilmeğe çalışılmakta ayrıca dünya jandarması olarak NATO İngiliz üslerinden yararlanma doğrultusunda Kıbrıs’a getirilerek bölge devletlerine karşı kullanılmak istenmektedir. Avrupa devletlerinin İstanbul zirvesinde NATO’nun Orta Doğu’ya taşınmasına karşı çıkması üzerine geciken planların, gecikmeli de olsa David ya da Pers planları doğrultusunda ABD gücünden yararlanılarak devreye sokulmağa çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bölgedeki terörün tırmandırılması ve savaşların artması karşısında David planı tehlikeye girdiği için, gelecekte muhtemel bir Pers planının Türkiye üzerinden devreye sokulmağa çalışıldığı ve bu doğrultuda ABD ve NATO destekli askeri harekâtlara Türkiye’nin de ortak olarak katılması istenmektedir. Türkiye’nin güney ve doğu komşularıyla bütünüyle savaşa girmesi, Atatürk Cumhuriyetinin geleceğini tehlikeye atacak, uzun süreli bir savaş sonrasında Suriye, Irak, Türkiye, İran ve Arabistan devletleri ortadan kalkacak ve Lübnan ya da Ürdün benzeri küçük devletçiklerden oluşan bir merkezi coğrafya oluşturulacaktır. Yeni Pers planı, İran’ın Türkiye’ye yok ettirilmesiyle ve bu savaş aşamasında Türkiye’nin de dağılmasıyla, uygulama alanına getirilerek Yeni Osmanlı görünümünde İsrail merkezli olarak gerçekleştirilecektir.

David Passig, 2050 isimli kitabında üst düzey yöneticisi olduğu İsrail devletinin yüzüncü yılına ulaşmasını hedefleyen açıklamalarda bulunmaktadır. 2048 yılında yüzüncü yılını idrak edecek olan üçüncü Yahudi devletinin, Siyonist planlar doğrultusunda dünya egemenliğine yönelmesi yolunda Türkiye Cumhuriyeti kullanılmak istendiği için, Türk devletinin yüzüncü yılına gelemeden yıkılması gibi bir durum gündeme gelmektedir. Komşularıyla bölgesel bir büyük savaşa girecek Türkiye’nin böylesine büyük bir çatışma aşamasında Yugoslavya gibi dağılması söz konusudur. Küresel plan ve programlar bu doğrultuda Avrupa Birliği oluşumu içerisinde Türkiye’ye dayatılmış ve Türk devletinin tasfiyesi yarı yarıya başarılmış gibi görünmektedir. Avrupa Birliği gibi bir bölgesel oluşuma tam üye olmak uğruna Türkiye Cumhuriyeti ondan fazla uyum paketi sayesinde demokratik bir tasfiye sürecine maruz kalmış ve kendi ekonomisini yönetme hakkını kaybederek küresel sermayenin güdümü altına girmiştir. Avrupa Birliği 2014 tarihini Türkiye’ye tam üyelik için vermiş ve 2013 yılına kadar Türkiye’nin yapması gerektiği işleri dayatmıştır. Türkiye böylesine bir çıkmazda 2014 yılında Avrupa Birliğine tam üye olmak için çabalarken,2013 yılında Türk devletinin Yugoslavya benzeri bir tasfiye ve dağılma noktasına geleceği anlaşılmıştır. İşte bu büyük emperyal ve Siyonist oyun açığa çıkınca, Türk halkının ulusalcı kesimleri, Türk devletini gelecekte kurucusu Atatürk’ün söylediği gibi ilelebet payidar kılacak ulusal planları 2023 hedefi doğrultusunda gündeme getirmişlerdir. İlk olarak Türk toplumunun ulusalcı kesimlerinin oluşturduğu Ulusal Güçbirliği Platformu, 2005 tarihinde hazırladıkları “Güçlü Türkiye -2023 “ isimli yeniden var olma planı kamuoyuna ilan edilmiş ve daha sonraki yıllarda, Türk toplumu cumhuriyetin yüzüncü yılına kilitlenerek 2023 de bir büyük dünya gücü olacak yeni Türkiye hedefine dönük gerçek anlamda ulusal programlar birbiri ardı sıra yayınlanmağa başlanmıştır. Son genel seçimler sırasında da, 2023 hedefi,Türkiye Cumhuriyetinin yüzüncü yılına erişme doğrultusunda ana tercihi olarak ortaya konulmuştur.

David Passig, 2050 isimli kitabında İsrail devletinin yüzüncü yılını aşan bir hedefi ortaya koyarken, Türkiye’yi komşularıyla savaşa sürükleyebilecek bir Pers modeli planını dolaylı olarak öne sürmektedir. Bu doğrultuda İsrail’in yüzüncü yılına ulaşabilmesi yolunda Türkiye Cumhuriyetinin yüzüncü yılına erişemeden dağılması gibi bir olumsuz durum kendiliğinden gündeme gelmektedir. İsrail’in yüzüncü yılı doğrultusunda 2050 onlar için bir ulusal hedef olarak ortaya konurken, Türkiye Cumhuriyetinin yüzüncü yılına ulaşabilmesi doğrultusunda da 2023 Türkler açısından kesinlikle vazgeçilemeyecek ulusal bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. İsrail devletinin danışmanı yazdığı kitapta böylesine bir çelişkili durum için çözüm üretememekte ve onların 2050 planları doğrultusundaki önceliklerini öne çıkararak, Türkiye Cumhuriyetinin 2023 vizyonunu ve milli programlarını görmezden gelmektedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk ulusu, 2050 yolunda öncelikli olarak 2023 ulusal hedefine öncelik vererek hareket etmek zorundadır. Bu yüzden, Türkiye açısından gelecek vizyonu 2023 ile ifade edilecektir. 2050 ise daha sonra düşünülecek bir durumdur. Ama kesinlikle 2050 uğruna 2023 vizyonundan ve milli program ve planlardan vazgeçilmeyecektir. 2050 mi yoksa 2023 mü sorusunun cevabı, Türkler açısından her zaman 2023 olacaktır.

 
İstenmeyen SMS'lere ceza
 
Karla mücadele ekibine eğitim
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
2050 mi? Yoksa 2023 mü? (2)
David Passig, geleceğin süper güçlerini sayarken, ABD ve Rusya ile beraber ...
Memurlar kadroları dışında çalıştırılamazlar
Memurlar kadroları dışında çalıştırılamazlar.
Matematik de müzik gibi bir sanat
Eğitim ve öğretimin amacı, toplumu özgürlük içinde mutlu ve doğal koşullarını ...
 
Kıbrıs için Hatay modeli (2)
Haritaya bakıldığında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de Türkiye açısından ...
​Türkiye yerine NATO Garantörlüğü mü?
Türkiye’nin garantörlüğü yerine NATO garantörlüğü tuzağına düşülmemeli.
Yıldırım, Medvedev ile Halep'i görüştü
Yıldırım ve Dimitri Medvedev, telefon görüşmesinde, tahliye operasyonuyla ...
 
İkinci tahliye konvoyu batı Halep kırsalına ulaştı
Suriye'de rejim güçlerinin kuşatmasındaki doğu Halep'ten çıkan ikinci tahliye konvoyu ulaştı.
Erdoğan: Obama, Putin ve Merkel ile görüştüm
Erdoğan, sivillerin tahliyesi konusunda Obama, Putin ve Merkel ile görüştüğünü açıkladı.
Hüsnü Mahalli tutuklandı
Mahalli'nin, kamu görevlilerine hakaret ve Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ...
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Cahit AKMAN
Cahit AKMAN
Umut ve siyaset gerçeği
Şenol ATEŞ
Şenol ATEŞ
Akit’leşen Aydınlık (!)
İlyas ÖZDEMİR
İlyas ÖZDEMİR
Daha ne zaman ders alacağız?
İbrahim TIĞ
İbrahim TIĞ
Kültür mü?
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Başka Tanrı’ya mı inanıyorlar?
Mustafa BALKIZ
Mustafa BALKIZ
Onbeş yılda emekli olmanın koşulları var
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva