Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,7692
    Dolar
  • Euro
    4,0319
    Euro
  • Altın
    146,378
    Altın
  • Bist-100
    83,067
    Bist-100
  • ADANA
    4/14°
    ADANA
  • ANKARA
    -4/2°
    ANKARA
  • ANTALYA
    2/13°
    ANTALYA
  • BURSA
    -3/0°
    BURSA
  • ISTANBUL
    1/4°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    1/9°
    IZMIR
  • KONYA
    -3/1°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Astsubaylar and içti
Astsubaylar and içti
Çin ekonomisi büyüdü
Çin ekonomisi büyüdü
Terör propagandasına 8 gözaltı
Terör propagandasına 8 gözaltı
Türkiye’yi ziyaret edecek
Türkiye’yi ziyaret edecek
HABERLER>GÜNCEL-DİZİ
2 Ocak 2017 Pazartesi - 11:00

2050 mi? Yoksa 2023 mü? (2)

David Passig, geleceğin süper güçlerini sayarken, ABD ve Rusya ile beraber Türkiye Cumhuriyetine de yer vermiş.

2050 mi? Yoksa 2023 mü? (2)

David Passig, kitabının üçüncü bölümünde geleceğin süper güçlerini sayarken, ABD ve Rusya ile beraber Türkiye Cumhuriyetine de yer vermiş ama Çin gibi bir büyük dev ülkeyi bu bölümde dikkate almamıştır. ABD’yi hem geleceğin süper güçleri arasına alan ama aynı zamanda bu büyük ülkenin güney eyaletlerinin yakın zamanda koparak Meksika ile birleşeceğini öne süren yazar Amerika’nın gelecekteki konumu açısından çelişkili yorumlardan kurtulamamıştır. ABD üzerinden bir dünya hegemonyasının korunması isteği İsrail açısından da öne çıkarken, bu ülkenin aynı zamanda parçalanacağının kabul edilmesi de gelecekte ABD’siz bir dünya düzeni olabileceği ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Rusya’yı yeni dönemde de dünyanın süper güçleri arasına koyan yazar, bu büyük devletin ABD ile yeni bir soğuk savaşa girişeceğini, 2020 yılında İsrail Suriye ile savaşırken, Rusya’nın da Türkiye ile savaşacağını açıkça öne sürmüştür. Mısır, Suudi Arabistan, Suriye ve Ürdün gibi ülkeleri Orta Doğu’nun geleceği açısından ele alarak değerlendirmeler yapan yazar, kitabında İran’a yer vermeyerek gerçekçi olmayan bir yaklaşım izlemiştir. İsrail’in Orta Doğu egemenliği açısından Türkiye ve İran’ın karşılıklı olarak savaştırılması yıllardır hedeflenmesine rağmen, sanki böyle bir durum yokmuş gibi bir yaklaşımın kitapta sergilenmesi, bu yapıtın inandırıcılığı açısından son derece olumsuz ve eksik bir tutum olmuştur. Yirmi birinci yüzyılda yeni bir Orta Doğu düzeni oluşturulurken, İran yokmuş gibi davranmak ancak kamuoyunu yanıltmak açısından değerlendirilebilecektir. Böyle bir davranış ise, Türkiye’nin pohpohlanmasıyla İran engelinin aşılmak istendiğini ortaya çıkarmaktadır. Asya’nın en ucundaki ada ülkesi olan Japonya bile Orta Doğu’nun geleceği açısından incelenirken, İran’ın ele alınmaması ya da yok sayılması kitabın inandırıcılığını sarsmaktadır.

2050 isimli kitabın en ilginç bölümü ise; yeni yüzyılda değişen İsrail jeopolitiğinin ele alındığı, Yahudilerin kanıtlanabilen tarihi ile beraber bu toplumun kökenleri, kimlik sorunu, fiziksel varoluş kaygıları ile beraber coğrafi sınırları ve ülkenin tomografik hatlarının incelendiği beşinci bölümdür. Bugünkü İsrail olgusu anlatılırken, eski çağlarda kurulmuş olan birinci ve ikinci İsrail devletleri ele alınmakta, bunların kuruluş süreçleri ve düzenleri incelerek, yıkılma ve dağılma durumları üzerinde durulmaktadır. Süper güçler ve bölge devletleri karşısında İsrail’in durumu jeopolitik değerlendirmeler yolu ile ortaya konulurken, dünyanın merkezi coğrafyasında ve kutsal ilan edilen topraklarda bir Yahudi devletinin var olma modelleri üzerinde durulmaktadır. Tamamen bağımsız bir ülke olarak İsrail’in var olmasını David modeli olarak açıklayan yazar, Kral Davut adına bu ismin geliştirildiğini söylemektedir. İkinci seçenek olarak bir imparatorluğun parçası ya da yenilmiş bir müttefik ya da yarı özerk bir eyalet olarak varlığını koruma modelini ikinci var olma biçimi olarak dile getirmektedir. Pers imparatorluğunun bütün Orta Doğu’yu işgal ettiği zaman, Yahudilerin bu büyük devlete bağlı olarak bir eyalet konumundaki yaşam düzenlerini ikinci modele örnek göstermekte ve buna Pers modeli adını vermektedir. Üçüncü modelde ise İsrail tamamen yok olur, özerkliğini kaybeder ve vatandaşları sürgüne gönderilir ki, bu duruma da Babil modeli adını vermektedir. Aslında Roma modeli de denebilecek bu üçüncü modeli önlemek üzere, İsrail’in önce David modeli ile bağımsız bir devlet olarak ayakta kalma yollarını deneyeceği ama bunda başarılı olamazsa o zaman da Pers imparatorluğu ya da Osmanlı dönemindeki gibi bir Filistin ya da İsrail eyaleti olarak Pers modeli adını verdiği ikinci bir alternatif yol ile varlığını sürdürmeğe çalışacağı kitapta öne sürülmektedir. İsrail merkezli bir yeni Orta Doğu federasyonunu ya da büyük devletini Yahudilerin oluşturamaması durumunda, Persler zamanında olduğu gibi bir bölgesel büyük devletin içinde küçük Yahudi devletinin de bir eyalet olarak varlığını sürdürebileceği gene aynı kitapta ifade edilmektedir. Babil, Pers, Roma, Selçuklu ya da Osmanlı gibi imparatorluk düzenleri tarihin her döneminde merkezi alanda görülebildiğinden, İsrail’in gerçekçi davranarak kendi hegemonya düzeninin kuramadığı noktada, bölgesel bir büyük devlet yapılanmasının içinde yer almayı ve böylesine bir siyasal yapılanmanın parçası olmayı kabul ettiği görülmektedir.

Önceliği David modeline veren İsrail’in, merkezi coğrafyada bağımsız bir devlet yapılanması doğrultusunda varlığını koruyamadığı noktada, bir bölgesel büyük devletin içinde yer almayı ve bunun bir parçası olarak yola devam etmeyi bir alternatif olarak benimsediğini David Passig, İsrail devletinin bir danışmanı olarak ortaya koymaktadır. Büyük İskender’in Makedonya imparatorluğunu bile bölgede İsrail’in varoluşu açısından değerlendiren yazar, İsrail’in küçük bir devlet olarak süper güçlere karşı kendisini ancak bölgesel bir devlet yapılanmasının içinde yer alarak koruyabileceğini dile getirmektedir. Küresel sermayenin Siyonist lobilerin kontrolü altında bulunmasını İsrail açısından bir olumlu puan olarak değerlendiren yazar, bir anlamda günümüzde ortaya atılan Yeni Osmanlı vizyonu ile Pers, Makedonya, Roma, Babil, gibi bölgesel imparatorlukların bir benzeri olarak yeniden Osmanlı yapılanmasına gidilebileceğinin ipuçlarını kitabında sergilemektedir. İsrail’in David modeli ile bağımsız bir devlet olarak varlığını koruyamayacağı noktada, Pers modeli ile bu küçük devletin varlığını koruyabilecek bir Yeni Osmanlı yapılanmasına gidilebileceği ve böylesine bir büyük bölge devletinin eski Osmanlı hinterlandında kurulabileceği Pers modeli üzerinden dolaylı olarak dile getirilmektedir. Osmanlı sonrasında bölgeye gelen İngiliz imparatorluğu ile sonradan devreye giren Sovyet ve Amerikan imparatorluklarının da gene İsrail açısından, böylesine bölgesel bir yapılanma doğrultusunda ele alındığı görülmektedir. Gelecekte ya ABD imparatorluğu ya da bu süper güce karşı koyacak bir başka imparatorluğun ortaya çıkmasıyla beraber, Orta Doğu’da yeni bir siyasal düzen oluşumu gündeme geleceği için, İsrail’in bütün bu durumlara hazır olması gerektiği, Babil ya da Roma modelleri ile gündeme gelen Yahudilerin kutsal topraklardan üçüncü kez kovulmaması için ya David modeli ile bağımsız ayakta kalmak ya da Pers modeli doğrultusunda bir büyük bölgesel imparatorluğun içerisinde eyalet olarak yer almak İsrail’in gelecekteki politikası olarak David Passig tarafından 2050 isimli kitapta açıkça ortaya konulmaktadır. İngiliz ve Amerikan imparatorluklarının desteği ile David modelini gerçekleştiren İsrail’in gelecekte Yeni Osmanlı vizyonu ile Osmanlı imparatorluğuna benzetilmiş bir büyük Türkiye’yi; Araplara, İslam dünyasına ve Asyalı süper güçlere karşı kullanmağa hazırlandığı anlaşılmaktadır.

İsrail Devleti, üçüncü kez tarih sahnesinden silinmemek üzere David modelinin alternatifi olarak Pers modelini yavaş yavaş Türkiye üzerinden Yeni Osmanlı yapılanmasına doğru zorlarken, Türkiye’de Avrupa’dan koparılarak güneye doğru iteklenmekte ve ABD ve Avrupa’daki Yahudi lobileri tarafından İsrail’in güvenliği doğrultusunda komşularıyla savaşa doğru sürüklenmektedir. Bu durum önce Irak ile denenmiş, Türkiye Irak ile savaşmayınca şimdi Suriye ile denenmeğe çalışılmakta ama asıl olarak İran’a yönelik bir süreç Suriye üzerinden tezgâhlanarak ve Türkiye bir büyük savaşa doğru Şii-Sünni-Alevi çekişmeleri kışkırtılarak David ve Pers modelleri doğrultusunda sonuç alınmağa çalışılmaktadır. Bölgede terörün desteklenmesiyle Orta Doğu devletleri birbirleriyle savaştırılmağa çalışılırken, asıl olarak bütün bölge devletlerinin parçalanmaları hedeflenmektedir. İsrail ile beraber Ürdün ve Lübnan gibi küçük devletçikler, Mısır, Türkiye, Suriye, Irak, Arabistan ve İran’ın toprakları üzerinde oluşturulmağa çalışılmakta, böylece önce David modeli doğrultusunda bir Büyük İsrail devleti Orta Doğu federasyonu olarak gerçekleştirilmeğe çalışılmaktadır. Eğer bu proje terör ve savaş senaryoları ile gerçekleştirilemezse o zaman, Türkiye Cumhuriyeti içeriden ele geçirilerek, Türkiye’ye yerleşecek batılı Yahudi lobileri Dışa karşı bir büyük Türkiye yapılanmasını gene Türkiye üzerinden gerçekleştirmeğe çalışacaklar ve böylesine büyük bir bölgesel siyasal yapılanma modeli, eski Osmanlı ülkelerine Yeni Osmanlı yapılanması olarak empoze edilecektir. David modelinin yerini Yeni Osmanlı görünümünde Pers modeli alacaktır. 

(devam edecek)

 
Gece kulübünde silahlı saldırı: 39 kişi hayatını kaybetti
 
Dereye uçan genci itfaiye kurtardı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Memurlar kadroları dışında çalıştırılamazlar
Memurlar kadroları dışında çalıştırılamazlar.
Matematik de müzik gibi bir sanat
Eğitim ve öğretimin amacı, toplumu özgürlük içinde mutlu ve doğal koşullarını ...
Kıbrıs için Hatay modeli (2)
Haritaya bakıldığında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de Türkiye açısından ...
 
​Türkiye yerine NATO Garantörlüğü mü?
Türkiye’nin garantörlüğü yerine NATO garantörlüğü tuzağına düşülmemeli.
Yıldırım, Medvedev ile Halep'i görüştü
Yıldırım ve Dimitri Medvedev, telefon görüşmesinde, tahliye operasyonuyla ...
İkinci tahliye konvoyu batı Halep kırsalına ulaştı
Suriye'de rejim güçlerinin kuşatmasındaki doğu Halep'ten çıkan ikinci tahliye konvoyu ulaştı.
 
Erdoğan: Obama, Putin ve Merkel ile görüştüm
Erdoğan, sivillerin tahliyesi konusunda Obama, Putin ve Merkel ile görüştüğünü açıkladı.
Hüsnü Mahalli tutuklandı
Mahalli'nin, kamu görevlilerine hakaret ve Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ...
Kıbrıs, Akdeniz’de Türkiye’nin Güvencesi
Kıbrıs Adası’nın stratejik önemi, bulunan doğalgaz yatakları ile daha da arttı.
 
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Elveda TANIK
Elveda TANIK
Pişman eden ihbar...
Namık Kemal ZEYBEK
Namık Kemal ZEYBEK
Tanrının kapısını çalan bilim -2-
İlyas ÖZDEMİR
İlyas ÖZDEMİR
Bir çağrı da Anayurt’tan
Harika ÖREN
Harika ÖREN
Sanat bizim panzehirimiz
Orhan SELEN
Orhan SELEN
60 yaşı geçenlere öneriler
Mustafa BALKIZ
Mustafa BALKIZ
Askerlik borçlanması hizmeti öne çeker
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ANKET
Yeni anayasa çalışmalarının partiler üstü bir uzlaşı içinde gerçekleşeceğini düşünüyor musunuz?

Evet
Hayır

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva